İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde süren davada, tutuklu gazeteci Murat Ağırel’in yargılama süreci devam etti. Kandıra 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde bulunan Ağırel, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “YÖK aracında uyuşturucu yakalandı” başlıklı haber dolayısıyla açılan davada esas hakkındaki görüşünü sunan savcı, Ağırel’in beraat etmesini talep etti.
Ağırel, savunmasında bir araçta uyuşturucu taşındığı ve bu aracın kamu görevlileri tarafından kullanıldığına dair iddiaları araştırdığını ifade etti. Ayrıca konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan soru önergelerinde de yer aldığını belirten Ağırel, ilgili milletvekiliyle ve kurumun basın müşaviriyle görüşmeler yaptığını söyledi.
Savcının mütalaasına ve Ağırel’in ifadelerine destek veren avukat Enes Ermaner de müvekkilinin beraatini istedi. Mahkeme, yapılan değerlendirmelerin ardından Murat Ağırel hakkında beraat kararı aldı.
İDDİANAMEDE İFTİRA SUÇLAMASI YER ALDI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) ait bir araçta uyuşturucu bulunduğuna dair haber nedeniyle Murat Ağırel hakkında “iftira” suçlamasıyla iddianame düzenlemişti. Savcılık, gazetecinin zincirleme suç hükümleri çerçevesinde cezalandırılmasını talep etmişti.
Soruşturmaya konu olan süreç, Ağırel’in 7 Mart 2025 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “YÖK aracında uyuşturucu yakalandı” başlıklı yazısıyla başlamıştı. YÖK ve YÖK Genel Sekreter Yardımcısı Fehmi Şimşek, haberdeki ifadeler nedeniyle suç duyurusunda bulunmuştu.
AĞIREL, BİLGİLERİ YETKİLİLERE VE SORU ÖNERGELERİNE DAYANDIRDI
Murat Ağırel, YÖK’e ait resmi bir araçta uyuşturucu bulunduğunu belirtmişti. Olayla ilgili olarak YÖK yetkililerine sorular yönelttiğini ve yetkililerin yaşananları doğrulayarak ilgili kamu görevlisinin işten çıkarıldığını bildirdiğini aktarmıştı.
Savcılık ise haberde Fehmi Şimşek’in uyuşturucuyla ilişkilendirildiğini ve kendisine suç isnadında bulunulduğunu öne sürmüştü.
Ağırel, haberdeki bilgileri YÖK yetkililerinden aldığı yanıtlar ile dönemin CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın’ın TBMM’ye sunduğu soru önergelerine dayandırdığını açıklamıştı. Gazeteci, haberin amacının herhangi bir kişiye iftira atmak olmadığını savunmuştu.
Savcılık, Murat Ağırel’in Türk Ceza Kanunu’nun 267/1. maddesinde tanımlanan iftira suçu kapsamında cezalandırılmasını istemişti.