Özgür Özel Balıkesir’de: ‘Seçimin zamanı geldi’

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Edremit’in Zeytinli Mahallesi’nde halk buluşmasında vatandaşlara hitap etti. “Kimsenin bu iktidara sabrı kalmadı. Bunun için insanlar sesini duyurabilecekleri her yere koşuyorlar. Bizi gördükleri her yere koşuyorlar. Biz kahvede konuşmak için geldik ama kahve konuşması sırasında buradan gençler, kadınlar, ‘Başkan buraya’ diye tezahürat ettiler. Bir tane bank bulduk, üstüne çıktık, size sesleniyoruz” diyen Özel’in konuşmasından satır başları şunlar oldu:

“Herkes şunu bilsin: Daha seçim zamanı gelmeden her sokak arası mitinge dönüyorsa seçimin de zamanı gelmiştir, değişimin de zamanı gelmiştir. Bu iktidarı mutlaka değiştireceğiz”

‘KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA’

“Partimizi 47 yıl sonra birinci parti yaptığımız, AK Parti’yi kurulduğu günden beri ilk kez yendiğimiz ve adım adım iktidara gittiğimiz için partimizi adaysızlaştırmaya, kurumsuzlaştırmaya ve lidersizleştirmeye çalıştılar. En son yaptıklarıyla gazetelere, internet sitelerine erişim engelleri getirerek, partilere erişim engelleri getirerek, Halk TV’yi kapatarak, televizyonları kapatarak bizleri susturmaya çalıştılar. Ben içeride konuşurken dışarıdan bir slogan geliyordu. Her şeyin çözümü o slogandadır. O da şu: ‘Kurtuluş yok tek başına.’”

“Bana soruyorlar: ‘Ya bunlar çok kötü. Durmuyor, saldırıyor, zulmediyor, tutukluyor. Kadınlara acımıyor, çocuklara acımıyor. Ne yapacağız?’ Ne yapacağız biliyor musunuz? Bütün soranlara söylüyorum: Edremit ne yaptıysa onu yapın. Her meydanı doldurun. Hep birlikte sesinizi yükseltin.”

ZEYTİN ÜRETİCİLERİYLE BİR ARAYA GELDİ

Özel, daha sonra Edremit Zeytinli Köy Meydanı’nda zeytin üreticileriyle bir araya geldi. Üreticilerle sohbet eden Özel, “Zeytin üreticilerinin sesini duymak için, Türkiye’ye duyurmak için, sorunlarını en üst düzeyde anlatmak için geldik” dedi.

Üreticiler yaşadığı sorunları Özel’e anlattı. Sohbette söz alan Gülsüm isimli bir zeytin üreticisi, “Zeytincilik bitti. Zeytini toplatıyorsun, yevmiye veriyorsun bin 500 lira. Bir çuval zeytini 300 liraya satıyoruz. Bize 6 bin liraya mal oluyor. Zeytinci perişan. Zeytin işi sıfıra düştü” dedi.

Zeynep isimli bir üretici ise, “Oğlum 30 dönüm buğday ekiyordu, bu sene ekemiyor. Mazot oldu 100 lira. Maliyeti çok yüksek. Geçen senenin incir fiyatı bu sene daha düşüktü. Zeytin desen hepsi meydanda. Çiftçi olarak çok fena durumdayız. Oğlum bu sene buğday ekemiyor. Düşün beş bin liraya sürülmüyor. Maliyet çok yüksek. Bir el atarsanız çok memnun oluruz” dedi.

Bir başka kadın çiftçi de “Memleketimiz zeytincilikle geçiniyor. Yıllardan beri de bu durum geri gidiyor, hiç ileri gitmiyor. Kazançlarımızı sağlayamaz, çocuklarımıza harçlık veremez olduk. TARİS fiyat açıklamıyor. İşçi tutmuyorlar, kendi ailesi ile zeytin toplamaya gidiliyor. Herkes dert yanıyor. Köyde zeytin hasadı başladı. Gelmek isteyenler, ‘cebimizde para yok, nasıl gelelim’ diyorlar. İnşallah bir yerden döner düzeliriz. Zeytinin tanesi bile kıymetli. Zeytin ağaçlarımızın kıymetini bilelim, derdimize çare olun” sözleriyle Özel’e dert yandı.

Kadın üreticilerin sosyal güvencesine dikkati çeken bir kadın üretici de, “Bizim sosyal güvencemiz yok. Kadınlar olarak 12 ay çalışıyoruz zeytin işinde. Yazı ayrı kışı ayrı. Sadece toplamakla bitmiyor. Bizim sosyal güvencemiz olmadığı için zor durumdayız. İnşallah köylü milletin efendisi olur” dedi

Hayvancılıkla uğraşan Mustafa Salı isimli yurttaş da şunları kaydetti:

“Bizim mandırada sütümüz 23 lira. Bize senede bir zam geliyor ama yem firmaları her hafta zam yapıyor. Zaten şap hastalığı çıktı. Et deseniz yurt dışından geliyor. Bandırma Limanı hayvandan koktu artık. Kasapta bizim etimizi kesen yok. Zor durumdayız. Üretim yok. Tamamen dışa bağımlıyız”

‘TEMEL PROBLEM ALICININ FİYAT BELİRLİYOR OLMASI’

YENİ Parti’nin tarım politikalarından sorumlu ismi Sencer Solakoğlu şunları söyledi:

“Zeytinin yaşadığı bu yılki problem, özel bir problem gibi görünse de yapısal bir problem var. Biz iktidara geldiğimiz zaman alım garantisini getireceğiz. Biz gıdanın uygunlaşması, ucuz olması için daha fazla üretmemiz gerektiğini biliyoruz. Ürün çok olduğu zaman fiyatlar düşer ama tarladaki hasılat hiçbir zaman düşmez. 100 liralık mal belki 80’e düşer ama 10 kiloluk üretim de 15 kiloya çıktığı için çiftçinin de tüketicinin de kârınadır. Zeytinyağında da önce çiftçiye geldiği zaman fiyatları düşürüyorlar sonra belli başlı tüccarların eline geçtiği zaman fiyatlar bir anda artıyor. Buğdayda 16,5 lira fiyat açıkladılar, alamadılar. Türkiye genelinde 12,5 liraya buğday satıldı. Bugün borsada 21 lira. Çiftçi zarar etti ama tüketici de ekmeği pahalıya yedi. Bunun temelindeki problem alıcının fiyat belirliyor olması. Bizim yapacağımız ilk işlerden bir tanesi alıcının fiyat belirlemesi değil, kamucu bir yaklaşımla alımları netleştirmek.”

‘İKİ BİN YILIN KRİZİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ’

Özgür Özel de zeytin üreticilerinin yaşadığı sorunların yalnızca Edremit’e özgü olmadığını, Türkiye genelinde tarımsal üretimin benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Zeytinli’nin zeytinciliğin kalbi olduğunu belirten Özel, bölgede 2 bin yıldan uzun süredir zeytin üretimi yapıldığını ifade ederek, “Antik çağlardan beri ilk kez zeytin üreticisi bu kadar perişan durumda. Son üç yılın, beş yılın değil, bin yılın krizi, iki bin yılın kriziyle karşı karşıyayız” dedi.

‘ÜRETİCİ ÜRÜNÜNÜ SATMA KONUSUNDA GÜVENCESİZ’

Üreticilerin zeytinlerini toplatacak ve işletecek parayı bulamadığını dile getiren Özel, sofralık zeytinin geçen yıl 90 liradan satıldığını, bu yıl ise üretim maliyetinin 75 liraya ulaştığını, buna karşın alıcıların ürünü 40-50 lira arasında almaya çalıştığını söyledi. Zeytinyağında da üretim maliyetinin 280 lira olduğunu, satış fiyatının ise 220 liraya ve daha aşağıya gerilediğini belirten Özel, TARİŞ’in bu yıl fiyat açıklamadığını, bazı şirketlerin piyasayı baskılayarak fiyatları aşağı çektiğini savundu.

Çay, fındık, Antep fıstığı, üzüm, buğday, kayısı ve limon üreticilerinin de benzer sorunlar yaşadığını ifade eden Özel, maliyetlerin en az yüzde 50-70 oranında arttığını, buna karşın birçok üründe fiyatların geçen yılın yarısına gerilediğini kaydetti. Özel, tarımda planlamanın ortadan kaldırıldığını savundu.

‘KİM GEÇİM GARANTİSİ VERİYORSA, OYU O ALACAK’

Devletin büyük altyapı projelerinde müteahhitlere geçiş, yolcu ve hasta garantisi verdiğini ancak üreticiye gelir güvencesi sağlamadığını belirten Özel, şunları söyledi:

“Türkiye’nin en zengin müteahhitlerine 30 yıl boyunca kazanacağı parayı garanti ediyor. Ama buraya geldim, burada belki 3 bin tane zeytin üreticisi var. 30 yıl değil, üç yıl değil, üç gün sonra zenginliğini kaç parayla alacaklar bilen yok. Parasını ödeyecekler mi bilen yok. Parasının garantisi var mı bilen yok.”

Özel, partisinin iktidarında üreticilere gelir güvencesi sağlanacağını belirtti.

‘TÜRKİYE HÜKÜMETİ İTALYAN’A ÇALIŞIYOR’

Zeytin üreticisinin desteklenmesi ve ürünlerin uluslararası pazarlara açılması gerektiğini belirten Özel, hükümetin görevinin üreticinin tarımsal faaliyetlerini yürütmek değil, üretilen ürünlerin pazarlanması için imkan yaratmak olduğunu söyledi. Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı ihracatındaki konumuna dikkati çeken Özel, “Türkiye’deki zeytin ve zeytinyağı, Tunus ile yarışıyor. Tunus, ürettiğinin yüzde 80’ini ihraç ediyor, Türkiye, ürettiğinin yüzde 10’unu. Türkiye, zeytin ve zeytinyağı üretiminde birinci, ihracatta altıncı sıraya geriliyor. En büyük ihracatçı İtalya. Yüzde 200. Adam ürettiğinden fazla zeytinyağını nasıl satar? Senin, benim kaliteli, ucuz zeytinini ucuza buradan toplar, İtalya’ya götürür, kendi markasını basar ve iki katı fiyatla dünya piyasalarına satar. İtalya Hükümeti, İtalyan zeytinciye çalışıyor. Türkiye Hükümeti de İtalyan zeytinciye çalışıyor” dedi.

Özel, rekolte açıklamalarından alım fiyatlarına, ihracat bağlantılarından kooperatiflerin desteklenmesine kadar birçok alanda eksiklik bulunduğunu savundu. Ürünün yalnızca yağ olarak değil, marka değeriyle ihraç edilmesi gerektiğini vurgulayan Özel, “Markanın ihraç edilmesi lazım. Katma değerli ürünlerin olması lazım. Ama bunlar yapılmadığı için bugünkü büyük sıkıntılar yaşanıyor” dedi.

Özel, geçen yıl bir kilogram zeytinle 1,5 litre mazot alınabilirken, bu yıl bir litre mazot alabilmek için iki kilogram zeytin satılması gerektiğini söyledi.

‘KADINLARIN EMEKLİLİK HAKKI OLACAK’

Zeytin hasadında kadın ve erkek işçiler arasında yevmiye farkı uygulanmasını eleştiren Özel, kadın üreticilerin sosyal güvence, sigorta ve emeklilik haklarından yoksun bırakıldığını söyledi. Kadınların tarımsal üretimdeki emeğinin karşılığını alamadığını belirten Özel, “Kadın yevmiyesi ile erkek yevmiyesi arasında 200 lira fark mı varmış? O farkı ödemeyen devlet olmaz olsun. Kadının istihdamı yok, kadının güvencesi yok, kadının sigortası yok, kadının emekliliği yok” dedi.

Özel, iktidarlarında, çalışan kadınlara prim desteği sağlayacaklarını, evde bakım ve aile geçindirme sorumluluğu nedeniyle ücretli çalışamayan kadınlara da sosyal güvence sunacaklarını belirtti.

‘AMERİKA KARLI ÇIKIYOR, EDREMİT KÂRLI ÇIKAMIYOR’

Türkiye’nin dış politikasını da eleştiren Özel, ülkeler arasındaki ilişkilerin kurumsal düzeyde yürütülmesi gerektiğini, Türkiye’nin dış politikasının kişiler üzerinden şekillendiğini savundu. ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki ilişkiye değinen Özel, bu ilişkiden Türkiye’nin ekonomik ve stratejik kazanım elde edemediğini ileri sürdü.

Trump ile görüşme sürecinde Türkiye’nin ABD’den uçak alımı, sıvılaştırılmış doğal gaz tedariki ve ABD ürünlerine uygulanan vergilerin kaldırılması gibi konularda taviz verdiğini ileri süren Özel, “Erdoğan-Trump ilişkisinden Amerika karlı çıkıyor ama Edremit karlı çıkamıyor. Trump’a randevu vermek için 250 tane uçak alacaksın dediler. Enerji, sıvılaştırılmış doğal gazı en pahalı fiyattan bizden alacaksın dediler. Amerikan mallarına vergiyi kaldıracaksın dediler. Daha uçaktayken Amerikan malına vergiyi indirdi” dedi.

Özel, “Türkiye’den giden zeytinyağına yüzde 12,5 vergi koydu Trump. Yani Erdoğan-Trump ilişkisinden Amerika kazanıyor. Amerikan malını Türkiye’ye satan kazanıyor. Ama Edremit’in zeytinyağı Amerika’ya girerken ilave vergi veriyor” ifadesini kullandı.

‘SESİNİZİ DUYURACAĞIZ’

Özel, “Birincisi, akut sorun. Bu sene yapılması gereken iş, dane zeytine 20 lira, zeytinyağına 50 lira doğrudan ilave destek vermektir. Bunu istiyoruz. Mecliste bunun için bütçe görüşmelerinde sesinizi duyuracağız” dedi.

İktidarlarında zeytin ve zeytinyağını stratejik ürünler arasına alacaklarını belirten Özel, Türkiye’de 250 milyon zeytin ağacı bulunduğuna dikkati çekti. Zeytinin sağlık, ekonomi ve istihdam açısından önem taşıdığını ifade eden Özel, “Bu ürün ülkenin en stratejik ürünlerinden biri olarak kabul edilecek” diye konuştu.

İHRACAT YASAĞI

İhracat yasaklarının üreticinin pazar kaybetmesine neden olduğunu belirten Özel, “Tüketiciyi korumanın yolu üreticinin pazarını kaybettirmek olamaz. Sen ihracat yasağı koyduğun anda yurt dışına satılan zeytinyağını senden alamayan gidiyor, Tunus’la bağlantı yapıyor, başka ülkelerle bağlantı yapıyor. Seneye de ‘Ticaretimden memnunum, riske girmem’ diyor. Pazar kaybediyoruz” ifadelerini kullandı.

Devletin zeytin ve zeytinyağında alım garantisi vermesi, yurt dışındaki alıcılarla düzenli ticari bağlantılar kurması gerektiğini söyleyen Özel, ürünün fazla olduğu yıllarda kamu alımlarının artırılarak stok oluşturulmasını, üretimin yetersiz olduğu dönemlerde ise ihracat taahhütlerinin başka kaynaklardan karşılanmasını önerdi.

Dünya fiyatlarının gerilediği dönemlerde ihracat desteği verilmesi ve kamu alımlarının artırılması gerektiğini de belirten Özel, Avrupa Birliği ile tarım ürünlerini de kapsayacak şekilde Gümrük Birliği anlaşması yapılmasını istedi.

Author: Damla Turan